Buraya gelip çalışmak hiç aklımın ucundan geçmezdi. Mezun olmadan önce hep yurtdışında çalışmayı istiyordum, kafaya koymuştum doğrusu. Mezun olduktan sonra da amcamın vesilesi ile Libya benim için gündemdeydi ve Libya'ya dahi gitmek pek istemezken, Libya'ya gitme işi yattı. Gideceğim şirket kabul etmemiş. Ardından bi boşluğa düştüm ve 2-3 ay kadar memlekette dolandım, bi Muğla kamp maceram oldu tatil amaçlı. Daha sonra bi gün internetten iş başvurusu yaptım. İş başvurularından tek geri dönen şuanki çalıştığım firma oldu. Şartları öğrendim, ailemle oturduk konuştuk biraz çevreye soruşturduk ve ardından kafama yattı ve yolculuğum başladı...
Yolculuğum Esenboğa Havaalanında başladı. Tek başıma gelmiştim, tanımadığım insanlar topluluğu ile birlikte bavul vermek için sırada bekliyordum. Bi başıma, hiç tanımadığım insanlarla, hiç bilmediğim bir ülkeye, bir kültüre doğru yolculuğum başlıyordu. Tek güvencem ve tesellim ise etrafımdaki tanımadığım ama nedense güvendiğim türklerdi.
Sabaha karşı uçakta kahvaltı niyetine dağıtılan yiyecekler önüme geldiğinde incelemeye koyuldum. Şöyle bi göz gezdirdim, yerim dediğim bi yumurta çarptı gözüme, fakat onunda o kokusu ve tadı öyle farklı geldiki, midemi bulandırdı. Ardından içtiğim suyun tadı dahi farklıydı. İnince beni güzel bir kahvaltı bekliyordur diye tahmin ederek aç aç oturdum.
Kabile indiğimde ise beni kabildeki merkez ofise götürmediler. Sonraki uçağın zamanı yakınmış. O yüzden içhatlara geçip beklemeye koyuldum. Bir yandan da etrafı meraklı gözlerle inceliyordum.
(devam edeceğim...)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder